Reklam

Dienstag, 11. September 2018

Otomasyon Nedir?

Endüstriyel otomasyon üretim görevleri tamamlamak için
robotik cihazların kullanılmasıdır. Bilgisayarlı veya robot tekniği hızlı ve
verimli tekrarlayan görevleri taşıma kapasitesine sahip olduğu için bu
gün ve bilgisayar çağında, bu üretim sürecinde giderek önem kazanmaktadır.
Bu alanda kullanılan makineler de işçilerin yapması mümkün olmayan
sıradan görevleri tamamlama yeteneğine sahiptir. Bu özel makine için
pahalı ücretler ödemek zorunda değildir. Buna ek olarak, şirket
tasarruf edebilirsiniz. Endüstriyel otomasyon konusunda bir şirket için
hem de artıları ve eksileri vardır.Artı tarafta, yükselen sağlık
maliyetleri ile, tatil zamanı gün ödedi ve diğer pahalı çalışan hakları,
şirketler endüstriyel otomasyon ile tasarruf edebilirsiniz.
Robot makine başlangıçta son derece pahalı olabilir, üretim işçiler için
aylık ücret kaybı şirket için inanılmaz tasarruf sağlar.
Makine yıkmak mümkün olmakla birlikte, bu sık olmaz.
Varsa, bakım veya bilgisayar mühendisleri sadece bir avuç onarım kolu ve hatları yeniden sorunsuz çalışmasını almak için gereklidir.
Buna ek olarak, birçok bitki vardiya çeşitli üretim işçilerin onlarca kiralama ve belirli günlerde kapatmak gerekir. Endüstriyel otomasyon,
ancak, bir şirket fazla mesai ödemeden bitki yirmi dört saat, yılda 365 gün, çalışmasını sağlar.
Tek başına bu gerçek önemli bir tasarruf ekleyebilirsiniz.









Otomasyon tek bir cihaz ile değil, Bir çok kontrol ünitelerinin kollektif çalışmasıyla yapılabilir.
Hafta sonları yada normal vardiyanın kapalı olduğu zamanda bile üretim yapan işletmeler bulunmaktadır. Bu türden firmalar tam otomasyona
geçmiş ve üretim hatlarını kontrol altına alarak minimum insan gücü maksimum makina prensibi ile çalışmaktadırlar. Tabi bu türden yatırımlar
fabrikalar için maliyetin ucuzlaması ve rekabet gücünün artmasına yönelik tasarruflar sağlamaktadır.

Elektronik Nedir?

Elektronik, Elektrik akımını geçiren, iletken, yarı iletken, üstün iletken, direnç, kondansatör, indüktans, vakum tüpleri ve nano ölçekli yapılarla imal edilen elemanların ve bu elemanların montajıyla meydana gelen cihazların geliştirilmesiyle ilgilenen mühendislik dalıdır.
Doğada bulunan 109 elementten bazılarının atomlarının son yörüngelerinde ( valans yörünge) bulunan eksi (-) yüklü elektronların hareketlerinden (davranışlarından) yararlanarak çeşitli donanımları yapma bilimine elektronik denir. Elektronik, serbest Elektron hareketinin denetimini konu edinen bilim dalıdır.
Gündelik hayatta kullanılan sayısız cihazlar elektronik elamanlar kullanılarak imal edilirler. Neredeyse her endüstriyel ürünün içinde bir elektronik cihaz vardır.

Elektroniğin Dalları
Haberleşme Elektroniği
Otomasyon Elektroniği
Sayısal Elektronik
Analog Elektronik
Tıp Elektroniği



Şu manalara gelebilir:
Elektronlarla ilgili
Düşük elektrik akımlarının kontrolünü inceleyen bilim dalı.
Düşük gerilimle uğraşır
ikiye ayrılır. Analog ve Dijital
Elektroniğin çalışma alanını, elektronların (ya da diğer yük taşıyıcılarının) akış hareketlerini kontrol etmek yoluyla çalışan sistemlerin incelenmesi ve kullanılması oluşturur. Termiyonik valflar (vakum tüpleri) ve yarıiletkenler bu tür sistemlere örnektir. Pratik hayatta karşılaşılan problemlerin çözülmesinde elektronik devrelerin tasarım ve üretimi, elektronik mühendisliğinde ve bilgisayar mühendisliği biliminin donanım tasarımı alanında aynı derecede öneme sahip bir olgudur. Tüm elektronik uygulamaları gücün ya da mesajın (bilginin) uygun aracılarla aktarılması prensibi ile çalışır. Ancak elektronik alanında çoğunlukla veri aktarımı söz konusudur.
Yarıiletken cihazların üretilmesi ve tasarlanması ile bu yolla üretilen teknolojiler çoğunlukla Fizik biliminin bir alt çalışma alanı olarak kabul edilir.
20. yüzyıl elektronik teknolojisinin atılıma geçtiği çağ olmuştur. 21. yüzyıl ise yaşantımızın her diliminin elektronik düzeneklerle donandığı bir asır olacaktır. Elektronik bilim dalı hemen hemen bütün bilim dallarıyla iç içe geçmiş durumdadır. 1920'li yıllarda uygulamaya girmeye başlayan ilk elektronik devreler lâmbalıydı. (Lâmbalı devre elemanı: Havası boşaltılmış elektron lâmbasıdır.)


Analog temelli devrelerde sinyalin değişimi küçük zaman aralıklarında olmaktadır. Yani, her an sinyalin değerleri farklıdır ve sonsuz sayıda ara değerler söz konusudur. Dijital özellikli devrelerde gerilimin yavaş değişmesi, ona bağlı olarak devre akımının yavaş değişimi söz konusu olamaz. Dijital yapılı devrelerin sinyallerinde şekil 2'de görüldüğü gibi iki durum söz konusudur. Yani devreden akım geçmekte ya da geçmemektedir. Anlatımlarda akımın geçme anı 1 ile, geçmeme anı ise 0 ile gösterilir. Sonuç olarak analog devreler ölçüp örnekler, dijital devreler ise sayar.

Buzdolabı nasıl çalışır? 2018 Haber

Bu denklemden görüleceği üzere hacmi ve basıncı arttırdığımız zaman(mol sayısı sabit olmak şartıyla) sıcaklığın arttığı, düşürdüğümüzde ise sıcaklığın azaldığı görülür. Buzdolabında da yapılan aslında budur, buzdolabınıza biraz dikkatli bakarsanız özellikle dondurucularda bu daha da belirgindir küçük, kılcal borular görürsünüz.İşte bu boruların içinde R134A, Diklorodifloro****n…vs. gibi soğutucu gazlar vardır.
Demin bahsettiğimiz ideal gaz yasasına göre bu gazlar çok yüksek basınçlardan düşük basınçlara getirildiğinde ısı kaybederler ve sıcaklıkları düşer.Isı alışverişi dediğimiz olayla da ortamda ki maddeleri, yani buzdolabın içini soğuturlar. Buzdolaplarının arkasının sıcak olmasının nedeni de budur.Bir yerden ısıyı çekip diğer taraftan çekilen ısıyı dışarı atmak.
5176_sogutma-cevrimiSistemi de kısaca anlatacak olursak:
Öncelikle gaz kompresör tarafından sıkıştırılır, haliyle gazın sıcaklığı ve basıncı artar.Daha sonra soğutucu gaz kondansere gelir.Kondanser borusundan geçerken dış ortama doğru ısı atılır. (ortamın sıcaklığı daha fazla olmasından ötürü)
Sıcaklığı düşen gazın basıncı hala yüksektir. Bu sebeple gaz sıvı fazına geçer ve kondanserden geçen kılcal boruya ulaşır.
Kılcal borudan geçerken soğutucunun basıncı ve sıcaklığı düşer buna müteakip buzdolabı içinden ısı alışverişi sayesinde ısıyı alır. Soğutucu gaz aldığı ısı sonucunda tekrar gaz fazına geçer ve çevrim tekrardan en başa döner. Yaklaşık olarak tüm soğutucu sistemler bu şekilde çalışırlar, prensip basittir içeriden ısıyı çek ve ortam soğusun.
Eminim ki sizi en çok şaşırtan şeylerin başında buzdolabının nasıl çalıştığı gelmektedir. Bir yeri ısıtmak için ateş yakmak, sürtünme kuvvetinden yararlanmak gibi basit açıklamalar bulabilirsiniz kendinizce.
Peki bir yeri nasıl soğuturuz?
Basitçe anlatmak gerekirse, bir ortamı soğutmak için yapılan yegane şey orada ki ısıyı çekmektir, bu ısı da ısı alışverişi sayesinde gerçekleşir.Nasıl ki bir buzu oda sıcaklığına koyduğunuzda buz ısı kaybeder ve erir, buzdolabı için yapılan şey de buna benzer bir şeydir. Buzdolabı ve diğer soğutucu sistemlerde sıcaklığı çok düşük olan soğutucu gazlar termodinamik yasalarına bağlı olarak basınç oynamalarıyla sıcaklığı yeteri kadar düşürülür ve buzdolabının içerisinde kılcal borularla gezdirilir.Çok soğuk olan bu borular çevreyle ısı alışverişine girerek ortamı soğuturlar.
Bir kompresör motoruna bağlı olan kanalların içinde azot gazı bulunur. Bu kanallar motorun bir ucundan çıkıp buzdolabının dışındaki resistansı, dolabın iç yüzeyini ve buzluğunu dolaşıp motorun diğer ucuna geri döner. Motorun basınçla sıkıştırdığı azot gazı sıvılaşır ve bu sırada dolabın dışındaki rezistansa itilen azot sıvılaşırken ısısını dışarıya verek soğur.(sıvı azotun sıcaklığı da 0(sıfırdan) düşüktür) Bu sıvı azot daha sonra motorun basıncıyla buzdolabı içindeki kanallara itilir ve burada dolaşırken buzdolabının içini soğutur ve emdiği ısıyla tekrar buharlaşarak buzdolabının arkasındaki motora geri döner. Bu şekilde sürekli bir devridaimle buzdolabının içinden alınan ısı dış ortama verilerek buzdolabı soğur ve soğuma belli bir değere geldiğinde termostat sistemi devreye girerek motoru durdurur.